fbpx

Dijital Dönüşüm Nedir ?

Dijital Reklam Danışmanları

Dijital Dönüşüm Nedir ?

Aralık 22, 2019 dijitaldönüşüm 2

Dijital Dönüşüm ve Dijital Reklam

Dijital reklam, dijital dönüşümün sadece bir parçasıdır.
Dijital reklam danışmanı sizin ürünlerinizin müşteriler tarafından satın alınması için bir strateji geliştirir. Bu stratejiyi internet aracılığı ile hayata geçirir. Dijital reklam danışmanı sizden önce onlarca farklı şirkete strateji geliştirip satışları arttırmış, hepsinden önce kendi internet projeleri için çalışmalar yapmış kişidir.


Dijital reklam danışmanı son 100 yıldır yapılan başarılı ve başarısız reklam çalışmalarını tek tek okumuş, çalışmış ve bunları dijital ortamda nasıl uygulayacağını bulmuş kişidir.
Her danışman bu donanımlara sahip olmayabilir ama ben kendimi ve kendi işimi size bu şekilde tanımlayabilirim.

Dijital Dönüşüm Nedir, Ne Değildir ?

dijital-dönüşüm-nedir
dijital-dönüşüm-nedir
  • Dijital dönüşüm sosyal medya sitelerinde post paylaşması için bir sosyal medya uzmanı ile çalışmak değildir,
  • Ürünlerinizin reklamını sadece Google reklamları ile yapan bir danışman ile çalışmak değildir,
  • Ürün fotoğraflarınızın ve iletişim bilgilerinizin olduğu basit bir internet sitesi yaptırmak değildir,
  • Kurumsal kimlik adına logo ve kartvizit yaptırmak değildir.

Dijital dönüşüm başlı başına bir dönüşümdür ve bu dönüşüm ;

  • Yeni bir arsa satın almanızı gerektirmez ,
  • Yeni bir ofis, mağaza kiralamanızı gerektirmez ,
  • Onlarca yeni çalışana aylık ücret ve sigorta ödemeleri yapmanızı gerektirmez,
  • Fabrika kurmanızı, üretim araçlarına yatırım yapmanızı gerektirmez.

Tüm bunlarla beraber DİJİTAL DÖNÜŞÜM en kârlı yatırımdır .

Dijital dönüşüm ile ne tür fırsatlar elde edebilirsiniz ?

1-Ulusal ve Uluslararası En Büyük Mağazalara Entegrasyon

Dijital Dönüşüm ile Şirketinizi N11, Hepsiburada, Amazon.com.tr İle Entegre Edebilirsiniz.

Hatta Amerika Birleşik Devletleri’ne hizmet veren ve dünyanın tartışmasız en büyük mağazası olan Amazon.com’ açılabilirsiniz.
Son aylarda Amazon.com ile çalışmak zorlaşsa da bunun yerine Türkiye, Kanada, Meksika, Avrupa ve Birleşik Arap Emirlikleri’ne hizmet veren Amazon sitelerine de entegre olabilirsiniz.


Neden Amazon’un üzerinde durdum ? Çünkü Amazon mağazalarının çoğunda FBA( Fullfilment by Amazon ) sistemi var. Yani buradan ürünlerinizi herhangi bir kargo şirketi ile gönderiyorsunuz.

Ürünleriniz Amazonda aylık ortalama 39$ karşılığında kiraladığınız deponuza gidiyor. Ürünlerinizin sadece listelemesini siz yapıyorsunuz. (Ürün fotoğraf, fiyat ve açıklaması)
Dünyanın en büyük mağazası olduğu için müşteri çekmenize gerek yok. Müşteriler satın aldığı zaman bu ürünün kargolanmasını ve siparişin müşteriye gönderilmesini Amazon kendisi yapıyor. Müşterilerin çoğu Prime olduğu için kargo ücreti ödemiyor. Amazon bu hizmeti için ürün başına küçük komisyonlar alıyor. FBA hizmeti artık Amazon.com.tr için de geçerli. Yani yurtiçi satışlarınızda ürün paketleme ve adrese kargolama ile uğraşmak istemiyorsanız bunu Amazon.com.tr’ ye entegre olarak yapabilirsiniz.

2- Kendi Mağazanızı Oluşturup Satış Yapabilirsiniz

Shopfy, Etsy, Woocommerce, OpenCard gibi ticari içerik yönetim sistemleriyle kendi internet satış sitenizle istediğiniz ülkede satış yapma imkanı yaratabilirsiniz.
Amazon ve Ebay gibi sitelerin satış politikalarına uymak gün geçtikçe zorlaşıyor. Bunun için satıcılar artık kendi e-ticaret sitelerini kuruyorlar. Siz de kendi sitenizi kurup buradan hizmet verebilirsiniz. Tabi bu şekilde çalışmanın en büyük dezavantajı müşteriyi kendiniz bulmak zorunda olmanız.

3- Ödeme Yöntemlerinizi Gözden geçirdiniz mi ?

Eğer kendi satış siteniz mevcutsa ödeme yöntemlerini gözden geçirebilirsiniz. Paypal, İyzico, Kapıda Ödeme, Pos, Sanal Pos ve taksit kolaylıkları ile çok daha fazla müşteriye ulaşabilirsiniz.

4-Dış Kaynak Kullanarak Kendi İşinize Odaklanabilirsiniz

Şirketinizde daimi olarak çalışan bazı departmanlar yerine Outsources(dış kaynaklar) ile çalışmak daha verimli ve düşük maliyetli olabilir. Yurtdışında Fiverr, Uppwork gibi ortamlardan faydalanan şirketler olduğunu uzun zamandan beri biliyoruz. Ama artık ülkemizde de dış kaynak için Armut, UzmanKirala, Bionluk gibi freelance çalışan uzmanlar bulabiliyoruz.

5- Yeni Kararlarınız Gerçekten Etkili mi ?

Şirketinizin toplantılarında alınan kararlar gerçekten işe yarıyor mu ? Yarıyorsa da ne kadar etkili ? Bunu kestirebilmek birçok işletmede zor olsa gerek. Ama üreteceğiniz bir ürün ya da bir kampanya için bunun tutup tutmayacağını dijital ortamda anlamak oldukça kolay.
Üstelik test etmeniz gereken ürün, hizmet ya da kampanya dijital ortamda satılacak bir ürün olmak zorunda da değil.

Örnek veriyorum bir oyuncak üreteceksiniz. Bu oyuncak ülkemizde satılır mı? Üretmeden önce öğrenmek istiyorsunuz.
Ya da diş hekimisiniz , ağız bakım + muayenenin ücretsiz, sadece operasyonun ücretli olduğu bir kampanya yapmak istediniz. Ya da bayan kuaförüsünüz ve sizin kullandığınız boya, şampuan ve makaslar kadınların saçlarına hiç zarar vermiyor. Ve siz de bunun ilgi çekici olup olmadığını öğrenmek istiyorsunuz.


Bunlar gibi tüm testleri gerçek hayatta oyuncak üreterek, müşterilere sorarak yapmanız ve sonuçlarını öğrenmeniz hem çok maliyetli, hem çok zaman isteyen hem de doğru analiz ve ölçümlemesi oldukça zor testler.


Oysa bu testleri dijital ortamda düşük maliyetler ile oldukça kısa zamanda yapılabilir.Üstelik sadece hedef kitlenize odaklanarak, doğru analiz ve ölçümlemeler ile yapıldığı için elinizdeki veriler daha güçlü olacaktır.
Bu sayede kumar oynamadan zaten tutacağını bildiğiniz ürün ve kampanyalara yatırım yapabilirsiniz.


Bundan 96 yıl önce Amerika’da şirketler ürünlerin veya kampanyaların tutup tutmayacağını test etmek için binlerce kupon dağıtmak, satış danışmanı, bayi ve dağıtıcılara yüksek komisyonlar ödemek ve halkın nabzını tutmak için yeni elemanlar tutmak zorunda kalıyorlardı. Üstelik bu çalışmaları yapan dahi bir reklam danışmanı olduğu halde. Artık günümüzde kampanyalar ve üretilecek ürünler için testler yapmak bu kadar maliyetli ve meşakkatli değil. Ama dijital dönüşüm ile ilgisi olmayan işletmeler kumar oynamaya devam etmekteler.

6-Müşterilere Ulaşmak İçin Kullanılan Dahiyane Teknikler

Eski zamanlarda şirketler müşterilere ulaşmak için işletme sahipleri ve reklam uzmanları birçok reklam türü denerlerdi. Bunların ortak özellikleri işletme için maliyetli olması, müşteri için bıktırıcı olması ve hedef kitle ayırt etmeksizin genele reklam sunulmasıydı.

Caddelerde herkese broşür dağıtmak, tüm bilboardlara afiş yayınlamak, tv ve
gazetelere yüksek maliyetli reklamlar yapmak, kapı kapı dolaşan satıcılar, her telefon numarasını arayıp ürün satmaya çalışmak bunlara örnek verilebilir.
Bu tür tanıtım çalışmalarında müşteri ilgi duymadığı ürün reklamlarına maruz kaldığı için bıktırıcı oluyor ve ürün itibarı zedeleniyor.


Müşteriden telefon araması veya kapısının çalınması için izin alınmamasından dolayı müşterinin rahatsız edilmeme hakkı ihlal ediliyor. Bu tacizlere maruz kalan müşterinin gözünde marka ve ürün yine itibar kaybediyor.


Şirket müşteriye ulaşmak için yüksek ücretler ödüyor, üstüne üstlük müşterinin gözünde itibar kaybediyor.
Bildiğiniz gibi bu reklamlara devam eden yüzlerce şirket başarısız olmasına karşın, günümüzde hala bu reklamları kullanan şirketler var.

Dijital reklamlarda reklamlarınız sadece o ürün veya hizmetle ilgili müşterilere göründüğü için insanlar bunu reklam olarak görmüyor. Aradıkları ürün konusunda onlara yardımcı oluyorsunuz.


Eski reklamlar müşteriye taciz olarak görünüp şirkete itibar kaybettirirken dijital reklamlar aradıkları ürün hakkında insanlara yardımcı olduğunuz için size itibar kazandırıyor.
Peki neden dijital reklamlar bu kadar etkili ? Ve Dijital reklamların kullandığı gizli silahlar neler?


Bu gizli silahlar tabirini yazıma gizem katmak için yazmadım. Çünkü bu reklamları hazırlayanlar retorik ve psikoloji uzmanları ile insanların nasıl ikna edileceğini konuşan, PR şirketleri ile çalışan şirketler. Sizin her yazdığınızı, arkadaşlarınızı, beğendiğiniz sayfa ve katıldığınız grupları konusuna göre kategorize eden ve sizi ailenizden, sizden daha iyi tanıyan şirketler. Müşterilerin o anda bir işinin çıkma olasılığını düşünüp daha sonra müşterinin aradığı ürünü karşısına hem Google’da hem Facebook’ta gösteren şirketler. Müşteriye mail atıp bir dizi mail grubunun her aşamasında farklı fiyatlar teklif eden şirketler.


Siz dijital reklam verdiğiniz zaman tüm bu ikna yollarını, psikolojik etmenleri, tam olarak sizin ürününüzü arayan müşteri hedeflemelerini içeren reklam platformları ile çalışmış olacaksınız. Reklamcılık tarihinde bu kadar üstün bir güce bu kadar düşük maliyetlerle sahip olma imkanı hiç olmadı.

Özellikle Amerika ve Avrupa’da dijital reklama çok fazla şirket yatırım yaptığı için orada maliyetler yüksek. Ülkemizde hala maliyetler çok uygun.


7-Dijital reklamlarda yapay zekadan faydalanmanın adı: Pixel


Şimdi sizlere big datadan, yapay zekadan, doğal seleksiyondan, beslenen zengin algoritmalardan nasıl faydalandığımızı anlatmak istiyorum.
Bunun için önce Pixel’in 4 ana özelliğini yazalım:

1-Dönüşüm Takibi

  • Reklam performans takibi(çeşitli istatistik parametreleri..)
  • Mağaza veya internet sitemizle ilgilenenlerin yaş grubu, hangi siteden geldikleri, hangi ülkeden oldukları vs..

2-Optimizasyon Event

Karta ekleme, satış, izlenme, tıklanma, etkileşim vs.. Ne istiyorsanız facebook, onu en çok yapacak kitleyi size getiriyor.

3-Retargeting

Etkileşim, karta ekleme , tıklanma izlenme ile ürünlerimizle ilgilenen kitleye ulaştıktan sonra retargeting ile o insanlara tekrar ulaşıyoruz. Bu özellik Pixel’in bir parçası ve Pixel’i çeşitli eventlerle beslememizin en büyük 2 nedeninden birisi. Diğeri ise looklike.

4-LookLike

Bu aşamaya kadar Facebook’ta çeşitli reklam modellerini denediniz. (Görsel reklam, metin reklam..vs) Hangi görsel ve metinlerin daha verimli olduğunu anladınız, yola onunla devam edip diğerlerini elediniz(doğal seleksiyon). Yine çeşitli eventlerle(karta ekleme, izlenme, etkileşim vs..) reklamlar çıktınız. Retargeting yaptınız. Yani en baştan belirlediğiniz hedef kitlenizin %20′ si izledi, tıkladı, satın aldı diyelim. Bunlara retargeting yaptınız ve bu %20 içindeki 20’lik kısmın %16’sı ürünlerinizi satın aldı. Facebook Pixel bu %20’nin içindeki %16 ‘nın tüm ortak özelliklerini kendi kendine tarayıp, bu ortak özelliklere benzer diğer potansiyel müşterilere sizin reklamınızı gösteriyor. En yüksek verim, en düşük maliyet bu nedenle ortaya çıkıyor. Biz bu sisteme Facebook Pixel Algoritması diyoruz. Bu algoritma beslenen bir algoritma. Çeşitli hedef, event ve reklam türleriyle sürekli beslemek zengin bir pixel algoritmanız olmasını sağlar.

Dikkat ettiniz mi? Facebook reklamlarına verdiğiniz hiçbir reklam harcaması boşa gitmiyor. Oysa aynı bütçeyi diğer reklamlar için ayırmış olsaydınız satış getirmediği taktirde boşa gitmiş olacaktı.
Algoritma beslendikçe size satın alanlara benzer müşteri kitlesini getiriyor ve eski müşterileri elde tutup tekrar reklam çıkabilmenizi sağlıyor. Bu nedenle verdiğiniz hiçbir kuruş boşa harcanmış olmuyor.
Facebook Pixel, dijital pazarlamanın en başarılı yollarından sadece biri.

Dijital Dönüşüm ile ilgili instagram adresimizden daha zengin açıklamalar yapabiliyoruz. Buradan takip edebilirsiniz.


Diğer Dijital pazarlama çeşitlerini görmek istiyorsanız buraya tıklayın.
Dijital pazarlama dünyasında trendler her gün değişmekte. 2020 yılı ve sonrası için trendlere göz atmak istiyorsanız da buraya tıklayabilirsiniz.
Sadece dijital reklam dünyası değil, müşteri davranışları da her gün hızlıca değişmekte. Eski reklamlar, eski müşteri anlayışı ve yenileri arasındaki farkı grafiklerle anlattım . Görmek istiyorsanız buraya tıklayabilirsiniz

Dijital Dönüşüm ile müşteriler çekmek, işletmenizi büyütmek istiyorsanız bizi arayın ve ücretsiz görüşme desteği ile sizin için neler yapabiliriz konuşalım. Bize Ulaşın

 

2 cevap

  1. cenk dedi ki:

    Muhteşem içerik olmuş !

  2. Cihan Yıldız dedi ki:

    Çok Teşekkürler bu güzel içerik için.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir